birileri bişiler sorsa

(169 lectures)

Sen daha arabayı kullanacaktın.

Hayatta ağladığımı saklayamadığım iki kişi var. Bir tanesi annem. Diğeri. Şimdi sen gitmekten mi bahsediyorsun pardon tam duyamadım? Sanırım bu kadar sigara içmek sağlığa zararlı. Bir tane daha yakıyorsam eğer, belki şaka yapıyorum dersin diye beklediğimden. Yoksa ne zaman ihtiyacım olsa gelme.

Gidemezsin, bir sürü planım var.

Gidebilirsin ama 80 yaşında belki. O zamana kadar yapacağımız her şeyi ben çoktan düşünmüştüm. Sana da anlattım, sevmiştin hani. Tamam sigarayı bırakma tarafını sevmediysen orayı değiştirebiliriz. Mesela sadece balkonda içeriz. Onun dışında gelme, ne zaman ihtiyacım olsa gelme.

Karşımda ki sandalye sen üzerindeyken nasılda bir anda boşaldı ama değil mi?

mugebulut:

“Açık çay içerdi hep Demli olunca bardağın diğer tarafından Beni göremezmiş, Öyle derdi.”

— Cemal Süreya (via fustranlies)

(Source : annomarina)

Azicik mutluyum diye sigarayi birakacak degilim.

(185 lectures)

I.  

Sen ölsen, şair olurum.  

II.  

Resim, çiçek ve kuş. Bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar bana ama dinlemiyorum. Dinlesem anlamıyorum. Özür dilerim. Mutluyken ben, yazamıyorum.  

III.  

İnanmıyorsun belki ama, gerçekten bazen dünyanın en güzel adamı olduğunu düşünüyorum.  

IV.  

Türlü türlü notlar düştüm aklıma, merak etme hepsini söylemeden gitmeyeceğim.  

V.  

Hüzünlü hikayeler hep şehir hatları vapurunda geliyor aklıma. Oysa vapura az mı az biniyorum. Bu başka bir hikayenin başlığı gerçi, biliyorum.  

V.  

Özür dilemiş miydim senden, dünyanın en güzel adamı olduğun için?

IV.  

Yazım hataları konusunda korkunç biriyim. Soru işaretlerini bile emin olmadan koyuyorum. Ünlem koyuyorum, siliyorum soru işareti, siliyorum ünlem koyuyorum sonra diyorum ki yok yok burası kesin soru işareti.

III.  

Resim, çiçek ve kuş. Bir şeyler anlatmaya çalışıyorlar bana, vazgeçin.

II.

 Şehir hatları demişken mesela yarın istesek yine vapura binebileceğimiz fikri değil mi güzel olan? Ne bileyim yoksa Kadıköy’de çay içmenin pek keyfi olmazdı.

I.

 Aklımdan bir şey geçiyor.

Adam, her şeyi, bazen severdi.

(Source : youtube.com)

Gözlerini sımsıkı kapat.
Ne kadar umursamaz bu şehrin delileri değil mi? Biraz daha sigara içersem sanırım sonsuza kadar nefes alamayacağım. Allah belasını versin bu şehrin tamamı alkol kokuyor. Midem bulanıyor, konuşursam kusarım. Sokaklarda kimse yoksa kafanı kaldır, kesin bir ışık vardır. Bir yılbaşından, bir iftar gecesinden kalmış bir süs, bir ampül. Hepsi patlamış bir o.
Korkunç bir şehirdi zaten artık daha korkunç. Bilmiyorum insanlar bir şeylerden koşuyorlar, kaçıyorlar. Şiddet gibi, karanlıkta belli etmiyormuş kendini. Duman gibi bir şeyler işte. Umrumda değil. Umarım bu şehir hepimizi teker teker öldürür. Hiç üzülmeyeceğim sende öldüğünde. Nasılsa.
Gözlerini aç.
Her yer ne kadar bulanık. Derdimi kimse anlatamıyorum değil, anlatmıyorum

Gözlerini sımsıkı kapat.

Ne kadar umursamaz bu şehrin delileri değil mi? Biraz daha sigara içersem sanırım sonsuza kadar nefes alamayacağım. Allah belasını versin bu şehrin tamamı alkol kokuyor. Midem bulanıyor, konuşursam kusarım. Sokaklarda kimse yoksa kafanı kaldır, kesin bir ışık vardır. Bir yılbaşından, bir iftar gecesinden kalmış bir süs, bir ampül. Hepsi patlamış bir o.

Korkunç bir şehirdi zaten artık daha korkunç. Bilmiyorum insanlar bir şeylerden koşuyorlar, kaçıyorlar. Şiddet gibi, karanlıkta belli etmiyormuş kendini. Duman gibi bir şeyler işte. Umrumda değil. Umarım bu şehir hepimizi teker teker öldürür. Hiç üzülmeyeceğim sende öldüğünde. Nasılsa.

Gözlerini aç.

Her yer ne kadar bulanık.
Derdimi kimse anlatamıyorum değil, anlatmıyorum

(49 lectures)

cicekcocuk:

Bu yazının sahibi benimle konuşmuyor.

Bazen saçmıyorum ama sanırım saçacak kadar çok sevgim olmadığından. Oysa böyle olmaması gerekirdi. Ne bileyim, gülebildiğimiz kadar -ya da biraz daha fazlası- artabilmeliydi. Ufak ufak kağıt parçaları birer gemi olabilmeliydi. Yani ne bileyim.

Mutlu olmak istiyorum diyordu.

Düşünsene mutsuz olduğunu. Sürekli. Öyle değilsin diyemezlerdi. Diyemezdim, çünkü bu yazının sahibi benimle konuşmuyordu. Konuşmayacaktı. Bir defasında birilerine hiç cevap alamadığım telefonlardan bahsetmiştim. Hiç cevap alamadığım telefonlardan hiç alamadığım cevapları nasıl bulduğumu anlatmıştım.

Hatırlıyor musun rakamla yedi yazıyla 7 vakit önceydi.

Belki hatırlamaz, Tophane’den Beşiktaş’a bir yolun nasıl yüründüğünü, neler konuşularak kaldırımların geçildiğini. Gerçi bu yazının sahibi benimle konuşmazdı. Hala daha konuşmaz.

Kendisiyle konuşur bazen susar.

Daha renksiz bir hayatım olurdu.

Bu kadar mı?

Bu yazının sahibi iki renk. Biraz siyah, biraz kırmızı. Biraz kadın, biraz çocuk. Biraz akıllı biraz aptal. Biraz sakin biraz -

Belki hatırlayamam, ne kadar uzun zaman olmuştur kim bilir.

Bu yazının sahibi ile sınıflarımız ayrıldı, küstük. Bu yazının sahibi benimle konuşmuyor.

Bu yazının sahibi 27 yaşında ölecek. 

Korkarak değil, koşarak geçti zamanları. Üzülerek. Bir şeyleri kutlamak istemiyorum, ortada kutlanacak bir şey yok. Bakıyorsun birileri bir yerlerde üzülüyor. O zaman şey gibi oluyor, saçmıyor belki ama çok seviyor. Oysa artmalıydı biraz. Ne bileyim, uçak olup uçurabilmeliydi kağıtlar.

Bu yazının sahibi zaten hikayenin kahramanıydı.
Bu yazının sahibinin gerçekten kurtarılmaya ihtiyacı yoktu.

Biraz daha mutlu olmak istiyorum diyordu.

Bütün duygularım ölmeden önce, biraz daha.

Bir şekilde, birileri, birbirimizin hayatından çıkmamızı istemiyor.
Mecbur sevicez birbirimizi.

Düdük.

Direnmekten üzülemiyoruz.

(113 lectures)

Bir saniye susar mısın bu anı hafızama kazımam gerekiyor. 

Hep böyle oluyor. Her defasında gözleri uzakları seven adamları seviyorum. Ama senin gözlerin. Senin gözlerin bir defasında konuştu. Sen susuyordun, her zamanki gibiydin. Sakin sessiz bakıyordun. Ama yemin ederim, gözlerin bir defasında benimle konuştu adam.

hay yaşa.

Şaka değil ha, koşarak geldim. Bazı şeyler için, bazen özür dilerim, ben bugün en sevdiğim renge olan inancımı kaybettim. Bir bardak çay içelim mi? Biliyor musun, ben bir defasında çayların en acısını, sahile bakmayı en çok sevdiğim semtte içtim sonra denizi.

Sigaran var mı?

Teşekkürler, haklıydın.
Bazen, belki böyle olması gerekirdi.